Haber Detayı
09 Haziran 2015 - Salı 23:43 Bu haber 1646 kez okundu
 
EBS Başkanı Şahin Yaşlık röportajı
Röportaj Haberi


Zekeriya SOYDAŞ (Z.S.) :Sayın Şahin Yaşlık, bize kendinizi kısaca tanıtırmısınız?
Şahin YAŞLIK (Ş.Y.) : 16.07.1973 İskenderun doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Muş’ta yaptım. Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesini bitirdim,Okan üniversitesinde Yüksek Lisansımı tamamladım.1996 yılında öğretmenliğe başladım.2002 yılından beri Kocaeli’de yaşıyorum. Evli ve iki erkek çocuk babasıyım.
(Z.S.) : Sendikacılığa başlayışınız nasıl oldu? Sendikacılık size ne ifade ediyor?
Ş.Y.Babam uzun yıllar işçi sendikası (Türk-İş) baş temsilcisiydi.Yani sendikacılığa uzak birisi değildim. Aktif Memur sendikacılığıyla ise Halil İbrahim Keleşoğlu ile tanıştım…
Sendika bana mücadeleyi, zulme karşı durmayı,örgütlü olmayı, birlikte mücadele etmeyi, ben değil biz duygusunu ifade ediyor…

Z.S. Keleşoğlundan sonra başkanlığa gelmeniz sizi nasıl etkiledi?
Ş.Y. Halil İbrahim Keleşoğlu'ndan sonra göreve gelmem beni olumlu etkiledi.Çünkü bir çok şeyi kendisinden öğrendim. Benim ustam kesinlikle Halil İbrahim Keleşoğludur.Ama diğer taraftan işim zordu. Çünkü Kocaeli’de sendika deyince akla ilk Halil İbrahim Keleşoğlu geliyordu. Yapabilir miyim duyguları beni çok yıprattı! Ama çok sağlam bir teşkilat yapısı ve her biri en az benim gibi olan şube yönetimim ve ilçe başkanlarım vardı. Ekip olarak çok çalıştık ve ustamızdan aldığımız bayrağı daha ileriye taşımaya çalıştık.

Z.S. Kocaeli de yetkiyi ilk defa Eğitimciler Birliği Sendikası sizin yönetiminizde aldı. Daha önce neden yetki alınamadı? Eski yönetimler nerede yanlış yaptı ya da sizin doğrularınız nelerdi?
Ş.Y.Evet, Kocaeli’de ilk defa yetkiyi aldık. Ancak her şey bu yıl yapılmış gibi algılanmasın, yıllardır arkadaşlar uğraşmıştı bizede son noktayı koymak kalmıştı.Biz de ekip olarak son noktayı koyduk. Bunu yapmamız gerekiyordu. Çünkü Kocaeli de yatsı çoktan geçmişti ve yalancının mumunun sönmesi gerekiyordu. Daha önce yetkiyi alamamamızın nedeni bir sendika düşünün yıllardır memura hiçbir şey elde etmeden gemisini yürütüyordu. Bundan 10-15 yıl önce bu sendika öğretmenler odalarına giriyor bizim gibi muhafazakâr insanlara “arkadaşlar gelin bize bir imzayla destek olun şu komünistlerden yetkiyi alalım deyip üye yapıyorlardı”. Sonra aynı sendika son 5 yıldır öğretmenler odalarına girerek bu defa solculara, ulusalcılara yani daha önce savaştığı kişilere arkadaşlar gelin bize bir imzayla destek olun şu yobazlardan yetkiyi alalım diye üye yapıyorlardı ve gemilerini böyle yürütüyorlardı biz bunları çok iyi biliyorduk ve ona göre alanlarda çalıştık ve yetkiyi aldık.

Z.S.Sendika içinde özellikle Keleşoğlu’na karşı muhalif bir kanadın olduğu bir gerçek. Aynı muhalefet devam ediyor mu? Siz sendikayı toparlayabilecek misiniz? Ya da toparladınız mı?

Ş.Y. Muhalif olması normal seçimin olduğu yerde muhalefet olması kadar normal bir şey olmaz.Keleşoğlu Kocaeli de bu sendikaya en fazla hizmet eden kişidir.Şu an muhalif bir kanadın olduğunu düşünmüyorum! Arkadaşlarımızla ortak amaç için çalışıyoruz ve hepimiz aynı şey için kürek çekiyoruz.Sendikamızda şu an hiçbir ilçe veya kişiyle bir küskünlük yok.

İDARECİ ATAMASINDA BAKANLIK ŞİRİNLERİ OYNADI.

ÇALIŞMAYAN HİÇBİR İDARECİNİN DESTEKÇİSİ OLMAYACAĞIZ

Z.S.Özellikle İdareci atamalarında EBS çok eleştirildi. Bu eleştirileri nasıl buluyorsunuz?

Ş.Y. Atama sürecinde sendikamızı eleştiren sendika, mağdur edebiyatı yapıp üye yapma malzemesi olarak kullandı. Daha önce her devirde gemisini yüzdürenler ve müdürlüklerin % 60-70’ine sahip olan sendika müdürlükleri gidince lolipopu elinden alınmış çocuk gibi cıyaklamaya başladı. Biz Eğitim Bir Sen olarak hiçbir başarısız idarecinin arkasında durmayız.Bunu her ortamda ve toplantıda söyledik.4 yıl sonra okuluna, öğrencisine velisine ve ülkesine bir şey katmış olmayan ve okulunu aldığı durumdan daha iyi bir konuma getirmeyen hiçbir idarecinin destekçisi olmayacağız. İdareci atamasında bakanlık şirinleri oynadı.Yasa çıkınca herkesin müdürlüğü elinden alınmıştı zaten Bakanlık fanteziye kaçtı ve daha sonra sahip çıkmadığı kriterlerle değerlendirme yaptı. Bundan sonra ise paralel hâkimler ve yargı mensupları ortaya çıkıp top bizde demeye başladı. Kimse kimseyi kandırmasın, ekmeğimiz elimizden alındı diyenler hiç kusura bakmayın!Bizim kadromuz öğretmenlik.Bu hassas arkadaşlara sorarım 28 şubatta sizler nerdeydiniz. Gerçekten ellerinden ekmekleri alınan öğretmenler 28 Şubat öğretmenleriydi, bu öğretmenler başlarını açmadıkları için veya cumaya gittikleri için bir sürü meslektaşımızın ellerinden öğretmenlikleri alındıklarında, yani ekmekleri alındığında bu hassas sendika temsilcileri bu mücadeleyi 28 şubat sürecinde gösterseydi ya!
Ama onlar o dönemde taraftılar 5’li çeteye ev sahipliği yapmakla meşguldüler, bu malum sendikayı tarih affetmeyecektir.

Z.S.Kocaeli EBS olarak kendi özeleştirinizi ne kadar yapabiliyorsunuz?
Ş.Y. Kocaeli EBS olarak teşkilat eğitimlerimizde eksikliklerimiz halen var ayrıca üniversite şubemizi halen ayırmadık bu dönemde bunları halledeceğiz.

Z.S. Sizin açınızdan sendikacılık nedir ve nasıl yapılmalıdır?
Ş.Y.Benim açımdan sendika ortak sestir. Mükemmel bir koro gibi ses çıkarması gerekiyor. Biz bütün mazlumların yanında zulmün karşısında olan sendikayız.Eğitim Bir Sen ve Memur Sen böyle güçlü olduktan sonra bu ülkede Allah’ın izniyle asla bir daha 28 şubatlar yaşanmayacaktır.

Z.S. Sizin Sendikacılık anlayışınıza EBS ne kadar uyuyor?
Ş.Y. Benim sendika anlayışımla sendikamın anlayışı uymazsa burada olmamın bir anlamı olmazdı herhalde.

Z.S. Toplu sözleşme dönemlerinde Memur SEN genel başkanı Ahmet Gündoğdu’nun tavrı çok eleştirilmişti, Gündoğdu’nun AK Parti'den Milletvekili adayı olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ş.Y.Toplu sözleşmede MemurSen’in eleştirilmesini çok haklı bulmuyorum.Öncelikle şunu belirtmek isterim; 2010 referandumdan sonra toplu görüşmeden toplu sözleşmeye geçildi, buradaki en büyük fark artık memur zamları iki yılda bir yapılacaktı.666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile diğer memurlara ek ödeme verilmiş öğretmen, din görevlileri ve akademisyenlere ek ödeme verilmemişti.2013 ramazan bayramından 1 gün önce imzalanan toplu sözleşme 2014 ve 2015 yılı zamları içindi. En sonki sözleşmede birileri içeriden twet atıp ekmek yiyememişti, çünkü bu zatlar anlaşma olmayacak diye tatile çıkmıştı.Anlaşma olunca dengesini kaybedenler başladı toplu sözleşmeyi kötülemeye, en son zamda eleştirilecek yönler olabilir ama tarihte ilk defa taban aylığa bu kadar yüksek miktarda zam yapılmıştı. 175 TL. Kendi dönemlerinde 20+20 TL taban aylığa zam aldıklarında çok iyi iş yaptık diyenler 175 TL’yi kötülemeye başladı. Öğretmen arkadaşların bir çoğuna sorduğumuzda ne kadar zam aldınız % 3 diyorlardı hâlbuki gerçek şuydu 175 TL taban aylığa neti 123 TL, 75+75 TL de ek ödeme alındı diğer yan ödemelerle birlikte bir öğretmen 2014 yılı için 290 TL zam aldı. Buda % 14,6’e tekabül eder. Bize zammı soran öğretmen arkadaşlarımıza şunu söyledik yalancılara inanmayın E-Bordro’dan 2013 aralık ayı bordonuzu ve 2014 ocak ayı bordonuzu alın ve karşılaştırın zammı görün. 2015 yılı içinde % 3+3 zam verildi, artı enflasyon farkı alınacak. Şunu belirtmek isterim evet belki mükemmel bir zam değil ama yalancıların söylediği gibi kötü bir zamda değildir. Biz sendika olarak 4 yıldır yetkiliydik kendileri yetkili olduğu dönemde memura hiçbir kazanım elde edemediler.Çünkü tek bir gayeleri vardı hükümete savaş.Bunu öğretmen arkadaşlarımız görüyordur.Sendika AK Partiye gelince biz Memur Sen olarak her zaman milletin yanında olduk hiçbir zaman cuntacıların ve zalimin yanında olmadık, Bizim Genel Başkanımızın aday olmasını eleştirenler kendilerine baksın. Her vatandaşın olduğu gibi Sayın Onursal Genel Başkanımızın da seçme ve seçilme hakkı vardır.Şunu belirtmek Sayın Ahmet GÜNDOĞDU bu davanın onursal Genel Başkanıdır. Bize bu eleştirileri yapanlar aynanın karşısına geçsinler emin olun ki kendilerini görecekler.

İSTEMEYEN ÖĞRETMENE NÖBET GÖREVİ VERİLMEMELİ

EĞİTİMİN KALİTESİ İYİYE GİTMİYOR

Z.S. Eğitimin şu anki durumu hakkında fikirleriniz nelerdir? Hangi alanlarda iyileştirmeler gerekmektedir?
Ş.Y.Eğitimin şu andaki durumu hakkında şunları söyleyebilirim. Bir defa son 13 yılda fiziki ve teknolojik olarak hayal edilemeyecek noktalara geldik.Ama eğitimin kalitesi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Millî Eğitim Bakanlığı ve bürokratları mutlaka öğretmen kökenli olmalıdır. Sahanın problemlerini bilen birileri olmalıdır, böyle olunca sorunların % 75 kendiliğinden çözülür. % 75 ne alaka diyebilirsiniz bence % 75’lik kısım Kanun, Yönetmenlik, tüzük, Müfredat, ders kitaplarının yenilenmesiyle çözülür. Geriye kalan % 25’lik kısım eğitim çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesiyle çözülür.
Sorunun ikinci kısmına gelince; Sendika olarak sorunlar ve çözüm önerilerimizi Bakanlığa sürekli iletiyoruz
Nöbete ücret, haftada 6 saat nöbete ücret talebimiz var tabi idareciler unutulmamalı ve istemeyen öğretmene nöbet görevi verilmemeli
Ek ders yönetmenliği 2006 yılında çıktı ve halen değişmedi çıktığı günden beri ciddi mağduriyetler doğurdu.Sendika olarak sahadan duyduğumuz problemler ve çözüm önerilerimizle taslak bir ekders yönetmenliği hazırlayıp bakanlığa sunduk ve bir an önce değişmesini istiyoruz.
3600 ek gösterge istiyoruz eğitim çalışanları 3600 ek göstergeyi hak ediyor ve Allah’ın izniyle uzun sürsede alacağız.
Kaybolan Öğretmen onurunu istiyoruz
Öğretmenlere şiddete son verilmesi ve bununla ilgili Yasa değişikliği istiyoruz.
Okulların güvenlik, temizlik vb konuları için okullara bütçe verilmesini istiyoruz
Kadın çalışanlarının doğum öncesi ve sonrası izinlerinin en az bir yıl ücretli izin olmasını istiyoruz.
Artık öğretmenin saçıyla sakalıyla kıyafetiyle uğraşılmasının ne giydiğine ne taktığına değil ne ürettiğine bakılmasını istiyoruz
Tabiî ki insanca yaşayabileceği bir maaş istiyoruz.

YÖNETİCİ ATAMASINDA SINAV VE MÜLAKAT İSTİYORUZ

Z.S. İdareci atamalarında yöntem ne olmalı, kriterler neler olmalı?
Ş.Y.Sınav ve mülakat istiyoruz.

Z.S. Şu an Kocaeli’ndeki okullara atanan idarecilerin liyakat sahibi olduğu söylenebilir mi?
Ş.Y.Birçoğunun liyakat sahibi olduğuna inanıyorum ama yapamayanlarında olduğunu biliyorum.Ama şunu belirteyim Kocaeli geçen yıla göre çok daha iyi durumda bunu velilerimiz ve öğretmen arkadaşlarımız görüyor.

Z.S.Birçok okula ilahiyatçıların atanmasının hem sendika içinden hem de dışından tepkilere neden olduğu söyleniyor. Bu durum eğitimin kalitesini artırırmı?

Ş.Y. Herhangi bir rahatsızlık yok. Bende bedenciyim branşlar üzerinden konuşmak doğru değil. Mevcut idareci atamasına göre İngilizce, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi,Rehberlik ve Beden eğitimi branşları biraz daha avantajlı gibi gözüküyor.Çünkü bu branşlar tüm kademelerde var.

Z.S. Atamalarda “Alan Şartının getirilmesine” nasıl bakıyorsunuz?
Ş.Y. Yanlış buluyorum! Eski yönetmenlikte olan okutabileceği ders ibaresinin getirilmesi daha doğru olacağını düşünüyorum.

Z.S. Memur Sen’in bir süre önce “süresiz eylem” olarak başlattığı “memura serbest kıyafet” eyleminde bayan memurlar için başörtüsü serbest bırakıldıktan sonra erkek memurlarda “kravat – ceket” zorunluluğu kaldırılmadı ve süreç uzadıkça uzuyor. Bunun sebebi nedir sizce?
Ş.Y. Başörtü yasağının kaldırılması bir devrin kapanması anlamına geliyor. Bunun olmasını sağlayan bir sendikanın başkanı olmaktan son derece onurluyum.Ama şunu belirteyim bizler bu eyleme başlarken herkese özgürlük dedik.Erkek kadın ayrımı yapmadık ve eylemimiz devam ediyor ve sonuç alıncaya kadarda devam edecektir.Bizler Öğrencinin kendi kıyafetini seçebildiği bir sistemde öğretmene ne giyeceğine ve ne takacağına müdahale edilmesini asla kabul etmeyeceğiz. Bir de olayın diğer boyutu var; bizler eyleme başladığımızda bizim karşımızda olan ve bizler hakkında tutanak tutmaya çalışan ve Bakanlığa şikayet edenlerin geçte olsa bizim gibi eylem kararı almasını doğru buluyorum.

Z.S. Birçok il ve ilçe müdürleri erkek memurları kıyafetlerinden dolayı uyardığına dair duyumlar alıyoruz? Türkiye’de yetkili bir sendikanın almış olduğu serbest kıyafet eylemine rağmen neden böyle bir durum ortaya çıkıyor dersiniz?
Ş.Y. Bunu doğru bulmuyorum.Defalarca da söyledim; kim kılık kıyafetinden dolayı bir eğitim çalışanına bir şey söylerse karşısında bizleri bulacaktır diye.Ben şu an Yalovadaki vefat eden öğretmene destek olmak amacıyla sakal bıraktım ve dediğim şartlar gerçekleşmeyinceye kadar kesmeyeceğimi belirttim. Sayın Valimizin karşısına da diğer makamlara da sakallı gidiyorum.Buradan bütün eğitim çalışanlarına sesleniyorum kim ki kıyafetinizden dolayı sizlere bir şey söyleyip mobing uygularsa avukatımız hizmetinizdedir. Bunu ilimizde yapan bir Kaymakam için hem cumhuriyet savcılığına mobing uyguluyor diye suç duyurusu hazırlığı yapıyoruz, hem de aynı kaymakamı iç işleri bakanlığına şikâyet edeceğiz.

KİMSENİN ÖĞRETMENİ TEHDİT ETMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ

Z.S. Örneğin direksiyon sınavlarında ceket-kravat takmayan memurların yetkililerce uyarıldığına ve mobbinge maruz kaldığına dair duyumlar var. Bu konuda bir şey söylemek ister misiniz?
Ş.Y. Bunu yapan başka ilçeler var mı? Duymadım ama İzmit ilçesiyle ilgili böyle duyumlar aldık.İzmit İlçe Milli Eğitim müdürlüğünde ilgili Şube müdürünün öğretmenlere attığı mesajı takmıyorum ve hiçbir eğitim çalışanının da takmamasını istiyorum.Öğretmen gidip orda hayatını tehlikeye atıp direksiyon sınavı yapacak sınav sonunda öğretmene verilecek 3-5 kuruşla kimsenin öğretmeni tehdit etmesine müsaade etmeyeceğiz.Bu mesajla öğretmene şantaj yapılıyor ya kılık kıyafet yönetmenliğine uy yada sana direksiyon görevi vermeyeceğim. Yok ya bu kadar kolay mı?Öğretmen arkadaşlarıma sesleniyorum biz zulmün karşısında olan sendikayız.Kim zülüm yaparsa karşısında Eğitim Bir Seni bulur.Direksiyon sınavında kimse takım elbise kravatla gitme mecburiyetinde değil.

Z.S. Özelde Kocaeli eğitiminin, genelde ülke eğitiminin sorunları nelerdir diye sorsak ilk üç sorunu nasıl tanımlarsınız?
Ş.Y: ilk olarak Öğretmenin kaybolan onuru, ikinci sırada Eğitimde kalite ve üçüncü olarak Eğitim Çalışanlarının Ekonomik ve Özlük Hakları derim.

Z.S. Kocaeli şu açıdan diğer illerden iyi durumda ya da avantajlı diyebileceğiniz hususlar var mı?
Ş.Y.Büyük şehir olması, ulaşımın kolay olması, bilinçli velinin fazla olması, derslik başına düşen öğrencilerin diğer illere göre az olması avantajlı olduğunu düşündüğüm yönleri
Z.S. 8 yıllık kesintisiz eğitimi sona erdiren 4+4+4 sisteminden sonra 8 yıllık kesintisiz eğitimin ülkeye verdiği zararlar telafi edilebildi mi? Edilemedi ise hangi konularda kat edilmesi gereken mesafe olduğunu düşünüyorsunuz?
Ş.Y. 4+4+4 eğitim sistemini öneren sendika biziz.8 yıllık kesintisiz eğitimle bu ülkenin birkaç nesli basit hesaplar için heba edilmiştir, bunu yapanları tarih affetmeyecektir, kaybedilenlerin telafisi kolay değil ama burada kaybeden ülkemiz olmuştur, yapanların yanına kâr kalmıştır.
Z.S. 4+4+4 sistemine geçildikten sonra mesleki ortaokullar olarak imam hatiplerin orta kısımları açıldı ancak henüz başka bir mesleki ortaokul açıldığına dair bilgimiz olmadı! Açıldığını bildiğiniz mesleki ortaokul türleri var mı? Yoksa şu mesleklerde ortaokullar açılmasını istiyoruz diyeceğiniz bölümler var mı?
Ş.Y. 4+4+4‘le meslek liselerinin orta kısımlarının açılmaması bence büyük bir eksikliktir. Biz herkesi doktor, avukat, hâkim, öğretmen… yapmaya çalışıyoruz! Bu ülkenin en büyük eğitim problemi meslek liseleri kısmıdır, meslek lisesi gelişmemiş bir ülke tam gelişmişlikten ve kalkınmaktan bahsedemez..Ben meslek lisesi mezunuyum ve sınavla girdim.Bizim dönemde meslek liselerinden mezun olanların büyük bir kısmı üniversitelerin çok güzel bölümlerini kazanıyorlardı. Taki 28 Şubat cuntacıları bu ülkenin başına bela oluncaya kadar sırf imam hatipleri kapatmak için meslek liselerininde orta kısmını kaldırdılar ve yetmedi katsayı zulmünü getirdiler ve bu ülkeye Yunanlının vermediği zararı verdiler.
Biz şimdi bu zararı telafi etmek için uğraşıyoruz. Ancak mesleki ortaokullar için çeşitliliğin artması gerektiğini ve gençlerin daha ortaokuldayken birkaç mesleğin altyapısını genel hatlarıyla öğrenip kendine uygun olacağını düşündüğü mesleğe öylece karar vermesi gerektiğini düşünüyorum.
Gençlerimizin hangi mesleğe yeteneği olduğunu lisede öğrenmek geç oluyor. Zaten gençlerin büyük çoğunluğu da meslek liselerine yetenekleri ve istekleri doğrultusunda gitmiyorlar bugünkü sistemde. Ortaokulların akademik başarısı düşük, en hareketli öğrencileri meslek liselerine yönlendiriliyor belli bir mesleki yetenek tespit sistemi olmayınca. Bu nedenledir ki meslek liseleri şu anda gerçekten çok zor durumdalar.
Z.S. Eğitim sistemi eskiden hükümetlere bağlı olarak sık sık değişiyordu. A hükümeti gittiğinde yerine gelen B hükümeti sistemi sil baştan değiştiriyordu ve herkes bundan şikâyetçiydi. Ancak son 13 yılda görüldü ki, aynı hükümete ait bakanlar değiştikçe sistem değişmeye başladı. Yani artık konu hükümetlerden bakanlara indi! Bunun nedeni nedir sizce?
Ş.Y. Biraz önce de belirttiğim gibi, diğer bakanlıkların başında meslekten gelme kişiler olduğu halde, Milli Eğitim Bakanlığının tepesinde öğretmen kökenli kişiler oturmamaktadır. Bu da sahadan gelmemenin verdiği eksiklikten dolayı sistem değişip durmaktadır.
Z.S. Yıllarca çok sıkıntılar yaşayan meslek liselerinin mağduriyeti “katsayı kaldırılarak” giderilmeye çalışıldı. Ancak katsayı kaldırılsa bile halen ortaokullarda akademik başarısı düşük ve şiddete meyilli öğrenciler “ilgi, istidat ve akademik yeterliliklerine bakılmaksızın” meslek liselerine yönlendiriliyor. Bu şekilde binlerce öğrenci bir araya gelince meslek liseleri “şiddete meyilli ve akademik amacı olmayan öğrencilerin toplandığı “her an olayların patlayabileceği” okullara dönüşüyor. Sizce bu durum sakıncalı değil mi?
Ş.Y. Evet sakıncalı buluyorum doğrusu. İlkokul ve ortaokulda görev yapmış birisi olarak bu okullarda mevcut öğrenci sayısının küçük bir yüzdesi bile ortaokullarda sorunlar yaşanmasına neden olurken, bu tür öğrencilerin binlercesinin bira araya toplanması gerçekten yanlış bir uygulamadır. Meslek liseleri eskisi gibi mesleğin gereklerine uygun öğrencileri seçerek almalıdırlar. Bu çok önemli bir sorundur ve bu sorunun üzerine bir an önce gidilmelidir. Biz sendika olarak bu konuyla ilgilenmeye devam edeceğiz. Mesleki ortaokullar çeşitlendirilmeli ve buradan yeteneği tespit edilen öğrenciler ilgili meslek liselerine yönlendirilmelidir.

Z.S. Liselerin 4 yıla çıkarılmasının ardından meslek liselerinin ilk yılı (9. Sınıf) düz lise olarak eğitim vermektedir. Ancak bu öğrenciler geldikleri ortaokullarda 2 saati resim, müzik, beden eğitimi vb. dersler olmak üzere en fazla 4 saati zor derslerden oluşan derslerde istenen başarıyı gösteremedikleri için meslek liselerine gönderildikleri halde 9. Sınıfta günde 10 saate yakın ve tamamı ağır kültür derslerinden oluşan dersler görmektedirler. Bundan dolayıdır ki 9. Sınıf öğrencileri çok zorlanmaktadır ve derslerden kopmaktadırlar. Bu konudaki fikirleriniz nelerdir?
Ş.Y. Bir kere okumak istemeyen gençleri ille de örgün eğitimde tutacağım demenin direkt bir karşılığı yoktur. Örneğin mesleki eğitim okulları iki tür eğitim verse daha uygun olur? Birincisi sadece piyasaya yönelik 3-6-9 aylık bir alana yoğunlaşmış (elektrik, torna, kaynak, freze, muhasebe, CNC vb.) sertifika programları.
İkinci grupta akademik eğitim almak ve üniversiteye gitmek isteyenler için 3 yıllık diploma veren eğitim sistemi! Böylece bir an önce piyasaya atılmak isteyen gençler “açık lise okuma hakları mahfuz olarak” kısa yoldan çalışma hayatına girebilir. Ayrıca bugünkü haliyle açık öğretimden okuyarak üniversitelerde çok güzel bölümler okuyan birçok kişi bulunmaktadır.
Yani kişiler hayatlarının herhangi bir döneminde dönüp açıktan veya örgün olarak herhangi bir bölümü okumak istediklerinde bunun önünü açarsanız ki, bu şu anda mümkün, herkesi örgün eğitimde tutmak ve 4 yıl okumak zorunda bırakmazsınız.
Eğitimin önündeki bütün engelleri kaldırın. Esnek bir eğitim sistemiyle insanları hayatlarının herhangi bir anında istediği mesleği öğrenecek şekle getirin, böylece hem hayat boyu öğrenme devam eder, hem de kimseyi zorla bir yerde tutmamış olursunuz.
Z.S. Zaman ayırıp sorularımızı cevapladığınız için çok teşekkür ederim.
Ş.Y. Ben teşekkür ederim. Eğitimle ilgili her türlü girişimi desteklemeye ve bilgi paylaşımına her zaman açığız…

Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör: Metehan OĞUZ
 
Etiketler: EBS, Başkanı, Şahin, Yaşlık, röportajı,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Fenerbahçe
3
0
0
0
1
1
2
Sivasspor
3
0
0
0
1
1
3
Yeni Malatyaspor
3
0
0
0
1
1
4
Yukatel Denizlispor
3
0
0
0
1
1
5
Alanyaspor
3
0
0
0
1
1
6
Antalyaspor
3
0
0
0
1
1
7
Çaykur Rizespor
3
0
0
0
1
1
8
MKE Ankaragücü
1
0
0
1
0
1
9
Konyaspor
1
0
0
1
0
1
10
Trabzonspor
1
0
0
1
0
1
11
Kasımpaşa
1
0
0
1
0
1
12
Gençlerbirliği
0
0
1
0
0
1
13
Göztepe
0
0
1
0
0
1
14
Kayserispor
0
0
1
0
0
1
15
Galatasaray
0
0
1
0
0
1
16
Beşiktaş
0
0
1
0
0
1
17
Medipol Başakşehir
0
0
1
0
0
1
18
Gazişehir Gaziantep
0
0
1
0
0
1
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı